in oyun

LoL: Lig atlamanızı sağlayacak 10 ipucu

1- Bahane üretmeyin!

Herkesin oyunu berbat ettiği zamanlar olmuştur. Böyle durumda bu kişiye “noob”, “oyunu berbat ettin amk”, “afk kalsan daha iyi” vs. gibi cümleler kurmak o an için sinirinizin geçmesini sağlayabilir fakat size ve oyununuza hiçbir fayda sağlamaz. Bunun yerine oyuna odaklanın ve daha iyisini yapmaya çalışın. Hataları yüzünden takım arkadaşlarınıza kızmayın. Aynı şekilde oyunu berbat eden siz de olabilirsiniz. Bu durumda kendi hatanızı ört bas etmek için başkalarını suçlamak size hiçbir şey kazandırmaz. Aksine gereksiz polemikler oluşturur. Örneğin ezildiğiniz lanede hiçbir suçu olmayan ormancınıza küfretmeyin! Nerede yanlış yaptığınızı düşünün, ve bir dahaki oyunda aynı yanlışı yapmayın. Unutmayın ki hata yaparak bunlardan kurtulmayı öğreneceksiniz.

Eğer bu oyunda başarılı olmak istiyorsanız egonuzu bir kenara koyup hatalarınızla yüzleşmeli ve bunların farkında vardıktan sonra bir daha yapmamaya dikkat etmelisiniz.

2- Savaşları takım içinde yapmayın!

Sanırım oyun kötüye gittiğinde takım arkadaşları ile kavga etmek artık ortak bir davranış haline geldi diyebiliriz. Eğer takımızının arkanızı kollamasını istiyorsanız aptal olmayın. Kendi içinde kavga etmekten teamfightlar sırasında konsantre olamayıp batıran kaç takım vardır kim bilir. Takımınızdakilerle kavga etmek yerine takım savaşlarına gidin.

Hata yapan arkadaşlarınıza karşı kaba olmayın. Onu daha fazla aşağı çekmektense desteklemeye çalışın. Örnek verecek olursam, bir oyunumda deli gibi feedleyen bir Nasus vardı. Oyun adına bir şey bildiğinden şüpheliyim. O arkadaşımızı “tank kas, tflere gel, kuleyi tankla, şimdi ışınlan” gibi yönergelerle oyuna kazandırdık ve o maçı kazandık. Bunun yerine ona hakaret etseydik her şey daha da kötüye giderdi ve o da bir şey yapmak istiyorsa bile vazgeçerdi.

Bir başka örnek, Kayle mid oynuyordum ve 20 dakika içinde koridoru kaybetmiştim. Skorum 0/2/0’dı, idare eder bir biçimde farm yapmıştım. Fakat takım arkadaşlarım beni suçlamak yerine destek olmaya çalıştılar. Ve ne oldu biliyor musunuz? Tüm oyun boyunca bir tane kill bile alamadım fakat skorum oyun sonunda 0/2/11’di. Takımıma yeteneklerim ile yardım ettim. ADC’nin elimden geldiğince kill almasını sağladım,korudum, ultimi düzgün kullandım ve birçok savaşın kaderini belirledim.

Öfkenizi kontrol altında tutun.(Bununla ilgili bir yazı da yazacağım ilerleyen zamanlarda.) Sözcüklerinizi dikkatli seçin ve şöyle düşünün, daha hiç tanımadığınız birine sırf oyun için küfretmek ne kadar mantıklı ve olgunca bir davranış olabilir ki? Bunun yerine oyunun değerlendirmesini yapın, önerilerde bulunun ve destekleyici davranın. Eğer bunları yapamıyorsanız herkese mute atın, sadece oyuna konsantre olun ve sinyaller ile anlaşın.

3- Pro olmaya çalışmayın.

Özellikle seriye çıktığımızda oynadığımız oyunların neredeyse tamamında çok iyi olmaya çalışırız. Pro oyuncuların taktiklerini deneriz, onların kullandığı item dizilimini kullanırız vs. Tüm bunlar ile onların sahip olduğu başarıyı elde edebileceğimizi sanarız.

Tüm o inanılmaz item dizilimleri profesyonel oyuncuları başarıya götürüyor çünkü iyi oynuyorlar! Unutmayın ki çoğu oyuncu oynadıkları oyundan para kazanıyorlar ve tüm şampiyonları çok iyi tanıyorlar. Bu yüzden profesyonel oyuncular değişik item ve farklı şampiyonlar ile çığır açabiliyorlar fakat bu o itemi veya şampiyonu “OP” yapmıyor.

Dereceli maçlar bir şeyler deneyebileceğiniz oyunlar değil, bunu aklınızdan çıkarmayın. Yukarıda bahsettiğimiz profesyonel oyuncu taktiklerini ve oynadıkları şampiyonları kendi dereceli maçlarınızda denemeyin. Dediğim gibi onları başarıya götüren şey eşya dizilimleri ya da oynadıkları şampiyon değil, tamamen oynayış biçimleri. Bu yüzdenaşina olduğunuz şampiyonları ve eşyaları seçin. Güçlü ve zayıf yanlarını bilmediğiniz şampiyonları tercih etmeyin.

4- Totem, totem, tote, tot, to, t…

Bazen çoğu karşı gankin başarılı olmasının tek sebebi görüş eksikliğidir. Çoğu oyuncu totemin gücünü inkar eder ya da totemleri uygun kullanamaz.

Görüşünüzün olmadığı çimenlere, nehirin etrafına vs. rakibi takip etmek için girmeyin. Sizin ya da rakibinizin ne kadar iyi olduğu önemli değil, görüşünüz yoksa avantajı olmayan da siz olursunuz. İyi bir fırsatı sırf toteminiz yok diye aptal bir duruma sokmayın.

Etrafı totemlemek supportun işidir mantığından kurtulmadıkça lig atlamanız im kan sız.

5- Farm, farm, far, fa, f…

Kill almaktan daha önemli bir şey varsa o da farm yapmaktır. Eğer rakip sizi farmda kayda değer bir şekilde geçmiş ise bu sahip olduğunuz fazladan 1 killden daha önemlidir. Eğer rakibinize farm almanızı engellemesi için fırsat verirseniz ona birkaç vuruş fazladan vurmanızın hiçbir anlamı olmaz. Siz onu dürtmeye çalışırken o farm yapmaya devam eder, dükkana uğrar sizden çok daha iyi eşyalar alıp koridoru kazanır.

10-15 minyonun 1 kill edeceğini aklınızdan çıkarmayın. Kill almak uğruna 15 minyon kaybedip üstüne bir de o killi alamazsanız zarara uğrayan siz olursunuz.

6- Koridorunuzda doğru pozisyonda bulunun.

Dive atmayacaksanız ya da kuleyi zorlamayacaksanız minyonları deli gibi ittirmeyin. Bunu yaparsanız size gank atılması için uygun ortamı ellerinizle hazırlamış olursunuz.

Aynı zamanda minyonları çok fazla ittirmek sizin de farm yapmanızı zorlaştırır. Karşı kuleye yakınlaştıkça daha fazla risk alırsınız.

Ayrıca Blitz’in Q’su, Nidalee’nin mızrağı gibi yeteneklerden korunmak için de minyon arkasında durmaya özen gösterin.

Eğer rakibin nerede olduğunu bilmiyorsanız görüşünüz yokken çimenlere girmemeye çalışın.

7- Kısasa kısas!

Yolda yürüyorsunuz ve birden biri çıktı, sizi yumruklamaya başladı. Öylece durur muydunuz? Aynı şey koridor aşamasında da geçerli. Rakip sizi dürtüyor ise siz de onu dürtün. Size free hasar vermesine engel olun. Ya da farm yapmanızı engelliyor ise siz de onu engelleyin.

İkinci bir alternatif ise sakin oynayıp, uzakta durarak rakibin size hasar vermesini engellemek. Eğer sonucu olmadan rakibin sizi dürtmesine izin verirseniz daha fazla üstünüze gelecektir. Mutlaka bir karşılık gösterin.

Rakip,minyona son vuruş yapacakken onu rahatsız edin, örneğin hasar verecekmiş gibi hareketler de bulunun. Bu onun ileri geri yürüyerek minyonu kaçırmasını sağlar.

8- Savaşı siz belirleyin.

Alamayacağınızı bildiğiniz takaslara girmeyin, bunun yerine mantıklı savaş ortamları hazırlamaya çalışın, yakalanmayın.

Takım savaşlarını takip edin. Eğer takımınız düşüyor ise daha fazla ilerlemeyin ve geri çekilin. Onlar öldü diye siz de ölmek zorunda değilsiniz. 2 kişinin ölmesi kalan 3’ünün ölmesinden daha iyidir. Başkalarını kurtarmak adına kendinizi tehlikeye atmayın.

9- Avantajlar size yol, köprü, elektrik, su olarak dönsün.

Diyelim ki takım savaşını siz kazandınız, katliam olmadı fakat rakip 2 kişi kaldı. Böyle bir durumda geri çekilmek yerine koridorları itin, kule alın, takımınız adına bir şeyler yapın.

Gerçekten doğru bir zaman ele geçirirsiniz fakat ortalıkta boş boş dolanırsınız. Dolanmayın! Değerli zamanınızı ormanı temizleyerek, bir koridora yapışmış gibi farm yaparak geçirmeyin örneğin. Bu sadece rakibin yeniden doğup size gelmesini sağlar. Eğer fırsatınız var ise bunu kazanmak için bir global göreve çevirin.

10- Baron Nashor sihirli bir iksir değil!

Söylemek istediğim Baron gereksiz değil, sadece doğru zamanda alınması gereken bir şey. Riskli bir durumda ne kadar ihtiyacınız olsa bile Baron’a yönelmek doğru bir davranış değil. Baron’u almaya çalışırken vereceğiniz 2-3 kill tüm takımınız adına sihirli bir iksir haline dönüşmeyecek.

Çoğu takım Nexus’a ya da inhibitöre gitmesi gerekirken Baron’a gider genelde. Kazanmaları garanti iken bu hareketleriyle rakibi kendilerine yeniden çekerler, onların yeniden doğup saldırmalarına ortam hazırlarlar. Zaten inhibitör aldıktan sonra rakibinizi savunmaya zorlamış olursunuz. Bundan sonra alınacak bir Baron çok daha risksizdir.

Eğer tüm takım Baron için ısrarlı ise bunu rakibin 2-3 üyesi ölü iken yapmaya çalışın. Baron önünde 5v5 bir savaştansa 3v5 bir savaş her zaman daha iyidir.

Sonuç olarak oyunu kazanmanız için Baron şart değil, eğer o olmadan kazanabilecek iseniz zorlamayın. Sırf onun yüzünden oyununuzu riske atmayın.